Lubaina Himid: Koleksiyonlar, Kimlik ve Yeniden Tarih Yazımı

03 Ekim 2025

"Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu'ndan Yapıtlar" sergisi kapsamındaki bu yazı dizisinin ilk yazısında Lubaina Himid’in pratiğini ele alıyoruz. Himid’in tarih yazımına müdahaleleri ve müze-koleksiyon eleştirisi üzerinden geliştirdiği stratejiler sanat dünyasının yapısal sorunlarını anlamak için güçlü bir referans noktası sunuyor.

16 Eylül 2025 - 18 Ocak 2026 tarihleri arasında Pera Müzesi'nde gerçekleşen "Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu'ndan Yapıtlar" sergisi, Ulya Soley küratörlüğünde, güncel ve spekülatif bir yaklaşımla British Council'ın yaklaşık 9 bin eserlik koleksiyonundan seçilen 29 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Bu yazı dizisinde sergide yer alan sanatçıların sanat pratiklerini ve çalıştıkları konuları ele alarak, çalışmalarını hem de diğer önemli üretimlerini inceleyeceğiz.

Sergide yer alan ve çalışmaları Türkiye’de ilk defa sergilenen Lubaina Himid, koleksiyonların politik tarihi üzerine geliştirdiği çalışmalarında, koleksiyonların politik birer araç olduğunu hatırlatıyor. Kendini ressam ve kültürel aktivist olarak tanımlayan Himid’in sanatsal pratiği, müze ve koleksiyon eleştirisi üzerinden kurduğu güçlü söylemiyle sergide önemli bir yer ediniyor.

Lubaina Himid: Zanzibar’dan British Black Arts Hareketi’ne
Zanzibar doğumlu sanatçı, 1980'lerde ırk, cinsiyet ve temsil politikalarına ilişkin gelişen British Black Arts hareketinin öncü isimlerinden biriydi. Himid'in sanat pratiği, Batılı sanat kurumlarının hegemonik yapılarını sorgularken aynı zamanda siyah kimliğin görünürlüğü ve tarihsel hafıza konularında radikal bir duruş sergiliyor. Çalışmaları, kolonyal geçmişin izlerini güncel sanat söylemi içinde yeniden okurken, müze ve koleksiyon pratiklerinin politik boyutlarını açığa çıkarıyor. [1]

2017 yılında 63 yaşında Turner Prize’ı kazanan Himid, ödülün en yaşlı kazananlarından biri olmasının yanı sıra, bu prestijli ödülü alan ilk siyah kadın sanatçı ve nadir siyah sanatçılardan biri olma özelliğini taşıyor. Turner Ödülü’nün 1984’ten bu yana süren tarihinde çok az sayıda siyah sanatçının ödülü kazanmış olması [2], İngiliz sanat dünyasındaki temsil sorununun çarpıcı bir göstergesi oluyor. Himid’in geç yaşta aldığı bu kurumsal takdir, sanatçının uzun süredir işaret ettiği, sanatsal değerin nasıl belirlendiği ve hangi seslerin ne kadar duyurulduğu konusundaki yapısal adaletsizlikleri gözler önüne seriyor.

Lubaina Himid, 2016 (Fotoğraf: Darren O'Brien/Guzelian), 1986.

Lubaina Himid’den Kölelik Tarihine Yeni Bir Bakış
Himid’in pratiğini anlamak için en önemli işlerden biri 2004 tarihli “Naming the Money” [3]. Bu yerleştirme, kölelik tarihi içinde silinmiş isimleri ve hikâyeleri yeniden görünür kılma amacıyla üretilmiş 100 figürden oluşuyor. Her figür, tarihsel kayıtlarda yalnızca ekonomik değerleriyle anılan köleleştirilmiş insanlara birer isim ve kimlik kazandırarak, onları istatistiksel verilerden öznel varlıklara dönüştürüyor. Bu figürler, tarihsel gerçeklerin arkasında gizlenen sistematik sömürüyü açığa çıkarıyor. “Naming the Money”, kölelik tarihinin yalnızca acı üzerinden değil aynı zamanda unutulan kişilerin sahip olduğu yetenekler ve kimlikler üzerinden okunabileceğini göstererek, Himid'in tarihsel travmaları ele alma biçiminin en güçlü örneklerinden birini oluşturuyor.

Naming the Money, Lubaina Himid, Spike Island, Bristol, (Fotoğraf: John Kerridge, 2017)

Himid’in pratiğinin bir diğer önemli boyutu da medyadaki siyah temsile yönelik eleştirilerinden oluşuyor. Gazete sayfaları üzerine yaptığı müdahaleler, ana akım medyanın siyah bireyleri nasıl kurguladığını ve bu kurguların kimlik algısı üzerindeki etkilerini sorguluyor. Özellikle Guardian gazetesi sayfaları üzerine yaptığı çalışmalar [4], medyanın siyah kimlikleri nasıl ele aldığını ve gündelik yaşamda stereotipleri nasıl pekiştirdiğini gösterirken, sanatçının eleştirel ve doğrudan yaklaşımını da ortaya koyuyor.

Himid’in “Ortak Duygular” sergisinde yer alan “Bay Salt'ın Koleksiyonu” çalışması, uzun süredir odaklandığı kurumsal eleştiri pratiğinin somut bir yansıması olarak öne çıkıyor. 1980'lerin sonlarından itibaren geliştirdiği “kurgusal müze” konsepti, gerçek kurumların işleyişini parodik bir dille açığa çıkarma stratejisine dayanıyor. Bu yaklaşım, müze ve galerilerin nötr mekânlar olmadığını; aksine belirli ideolojik tercihlerle şekillenen, politik güç ilişkilerinin somutlaştığı alanlar olduğunu vurguluyor.

 

Bay Salt’ın Koleksiyonu’nda, 1989, Tuval üzerine akrilik ve kömür, 182 x 182.5 cm., (Fotoğraf: Andy Kate, Sanatçı ve Hollybush Gardens, Londra ve Naftali New York İzniyle)

Çalışmanın merkezinde yer alan vazolar, Himid'in karakteristik tarzında tarihsel figürleri ve anlatıları yeniden canlandırma pratiğinin bir parçası. Sanatçı bu objeler aracılığıyla Batı müzeciliğin “evrensel” olarak sunduğu anlatının aslında kapsayıcı olmadığını açığa çıkarıyor. Vazolar kolonyal koleksiyonerliğin bir sembolü olarak, resmi tarih yazımında görünmez kılınan siyah deneyimlerin bir temsilcisi olarak işlev görüyorlar. Aynı zamanda bu çalışma müze vitrinlerinde sergilenen sessiz nesnelerin aslında tarihsel olarak nasıl hikâyeler barındırabileceği üzerine düşündürüyor.

Lubaina Himid’in Pratiğinin Günümüz Sanat Dünyasına Katkısı
Lubaina Himid’in sanatsal pratiği, günümüz sanat dünyasının yapısal sorunlarıyla mücadelede önemli bir referans noktası oluşturuyor. Himid’in üretimleri, kolektif bir hafıza oluşturma yönetimi ve politik bir eylem biçimi olarak, tarihsel olarak göz ardı edilen deneyimleri ve bunların nasıl yöntemlerle yapıldığını tartışıyor. Bu yaklaşım, sanat kurumlarının nasıl daha kapsayıcı ve adil hale getirilebileceği konusunda ipuçları sunarken, “Ortak Duygular” sergisinin koleksiyonları yeniden düşünme amacını da doğrudan destekliyor.

 

We Will Be Black Woman Time Now Walker Art Gallery, Liverpool (Sanatçının web sitesinden alınmıştır.)
 
Melih Aydemir

1- https://www.bbc.com/news/entertainment-arts-42244324
2- https://www.tate.org.uk/art/turner-prize
3- https://lubainahimid.com/portfolio/naming-the-money/
4- https://www.youtube.com/watch?v=s0xo8dFES3Y

Motiflerin Hatırlattıkları

Motiflerin Hatırlattıkları

İslam sanatlarında öne çıkan motifler, taşıdıkları sembolik anlamlarla bugünkü üretimleri şekillendirmeye devam ediyor. Kütahya çinilerinde görülen bitkisel bezemeler ve geometrik desenler hem vazo, sürahi gibi seramik objelerde hem de mimari süslemelerde kullanılıyor.

Akışkan Kimlikler  Bir Kimlik Yaratmak / Melez Kimlikler

Akışkan Kimlikler Bir Kimlik Yaratmak / Melez Kimlikler

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.

Pera Müzesi ve Vikipedi İşbirliğiyle #VikiPera Projesi Hayata Geçti!

Pera Müzesi ve Vikipedi İşbirliğiyle #VikiPera Projesi Hayata Geçti!

Pera Müzesi’nin uluslararası alanda internetin en kapsamlı web ansiklopedisi Vikipedi işbirliğiyle gerçekleştirdiği dijital proje #VikiPera hayata geçti.