14. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali

15 - 18 Mart 2016

14. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali bu yıl “Kadın Dayanışması Yaşatır” mottosuyla yola çıkıyor. Pera Müzesi’ndeki program 15 – 18 Mart tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

Kadınların deneyimleri, düşleri ve ürettiklerini sinemayla/sinemada paylaşmayı sürdüren festivalde toplam 70’i aşkın film izleyici ile buluşurken, film gösterimlerinin yanı sıra atölye, panel, forum ve söyleşilerle de kadınların sözü, deneyimi, katkısı ve gündemi festivalde yer bulacak.

Gösterim programı için tıklayınız.

15 Mart

12.00 Coria ve Deniz

15.00 Satılık Adalet

17.00 Parmaklıklar Ardında Burkasız

19.00 Kadınların Adaleti

16 Mart

12.00 Mahrem Şiddet

15.00 Umudun Tarifi

17.00 Genç Sophie Bell

19.00 Nahid

18 Mart

12.00 Umudun Tarifi

15.00 Annemle Geçen Yaz

17.00 Diren!

19.00 Düş Kapanı

Parmaklıklar Ardında Burkasız

Parmaklıklar Ardında Burkasız

Satılık Adalet

Satılık Adalet

Kadınların Adaleti

Kadınların Adaleti

Mahrem Şiddet

Mahrem Şiddet

Nahid

Nahid

Annemle Geçen Yaz

Annemle Geçen Yaz

Düş Kapanı

Düş Kapanı

Umudun Tarifi

Umudun Tarifi

Diren!

Diren!

Coria ve Deniz

Coria ve Deniz

Genç Sophie Bell

Genç Sophie Bell

Barbara Kruger’ın İktidar, Kapitalizm,  Kimlik ve Toplumsal Cinsiyete Odaklanan Pratiği Üzerine

Barbara Kruger’ın İktidar, Kapitalizm, Kimlik ve Toplumsal Cinsiyete Odaklanan Pratiği Üzerine

Nobel Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan Ve Şimdi İyi Haberler sergisinde iki çarpıcı yapıtıyla yer alan sanatçı Barbara Kruger’ın yaşamı ve yapıtlarına yakından bakıyoruz.

Ev Gibi Olmayan! <br> Lee Miller

Ev Gibi Olmayan!
Lee Miller

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu