Sadie Benning: Direniş Günlükleri

8 - 22 Mart 2021

Pera Film, Amerikan deneysel sinemasının öncü isimlerinden Sadie Benning’in film ve videolarından retrospektif niteliğinde bir seçki sunuyor. Sadie Benning: Direniş Günlükleri adlı programda sanatçının 6 eseri çevrimiçi olarak izleyici ile buluşuyor.

Sadie Benning video çekmeye 15 yaşında, oyuncak Fisher Price Pixelvision kamerasıyla başladı. Çocukluk odasının mahremiyetinde, özensiz bir el yazısıyla karaladığı günlük notları ve çizimlerini kullanarak yarattığı ilk eserlerinde, Benning, gelişen kimliğinin karmaşıklığını ve arzularını anlatıyor. Hem oyunbaz bir cazibe hem de saf bir dürüstlük içeren bu eserlerde kullanılan yakın çekim ve yüzen kamera teknikleri, Benning’in kamerasına hem onun en gizli sırlarına şahit olan bir görgü tanığı, hem de bu deneysel formatı beraber deneyimlediği bir suç ortağı rollerini veriyor. Eserlerdeki dürüstlük, mizah ve kendini yeni keşfeden bir kişinin çaresizlik, hapsolmuşluk ve rahatsızlığı, onların yarı masum, yarı erişkin bir noktadan çıkıyor olmasından kaynaklanıyor. Bu filmlerin aldığı ilgiye rağmen, eserler, Benning'in şimdi dile getirdiği gibi, trans, nonbinary kimliklerini tam olarak anlamadan önceki bir dönemde geliştirildi. Benning daha sonraki eserlerinde Pixelvision kameradan daha profesyonel kameralara geçiyor ve animasyon, film ve yerleştirme sanatında eserler vermeye devam ediyor.

8 - 22 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek programda; on altı yaşındayken üç hafta boyunca okula gitmeyi bırakarak inzivaya çekilen Benning’in hüznünü ve dünyadan kopukluğunu anlattığı İçerde Yaşam; bazen itirafçı bazen de suçlayıcı bir role bürünen kamerasıyla, kendini önyargılar arasında hapsolmuş hisseden Benning’in kızgınlığını yansıttığı Her Kızın Bir Günlüğü Olsaydı; okul, aile ve kadın olmaya dair klişelere meydan okuyan, radikal “riot grrrl” hareketinden esinlendiği filmi Kız Gücü, “kötü bir kız”la yaşadığı şehvet içeren ilişkisini, cinsiyetlerle ilişkilendirilen jestler ve Hollywood klişelerini kullarak anlattığı Aşk Değildi; kağıt hamurundan yapılmış bir kukla olan ve toplumdaki yerini uzun uzadıya düşünen Judy’yi beş kısa film eşliğinde tanıttığı Judy Sahneleri ve son olarak Super 8 kamera ile siyah beyaz çekilmiş, başıboş, gezinen bir genci takip ettiği Almanca Şarkı yer alıyor.

Filmler, 8 - 22 Mart tarihleri arasında peramuzesi.org.tr adresinde çevrimiçi olarak yayınlanacak ve sadece Türkiye'deki izleyiciler tarafından izlenebilecektir. Yasal düzenlemeler gereği film gösterimlerimiz, aksi belirtilmediği sürece, +18 uygulamasına tabidir.

İçerde Yaşam

İçerde Yaşam

Her Kızın Bir Günlüğü Olsaydı

Her Kızın Bir Günlüğü Olsaydı

Kız Gücü

Kız Gücü

Aşk Değildi

Aşk Değildi

Judy Sahneleri

Judy Sahneleri

Almanca Şarkı

Almanca Şarkı

Sadie Benning: Direniş Günlükleri

Pera Film, Amerikan deneysel sinemasının öncü isimlerinden Sadie Benning’in film ve videolarından retrospektif niteliğinde bir seçki sunuyor. Sadie Benning: Direniş Günlükleri adlı programda sanatçının 6 eseri çevrimiçi olarak izleyici ile buluşuyor.

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.

Bir Yük Arabası ve Bir İşgal Evi  <br>  Liliana Maresca

Bir Yük Arabası ve Bir İşgal Evi
Liliana Maresca

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

New York sokaklarında hicivli graffitilerinin belirlemeye başladığı 1977’den 1988’deki zamansız ölümüne kadar Jean-Michel Basquiat neo-ekspresyonizm çizgisinde son derece etkili yapıtlar üretti. Bütün çalışmalarında olduğu gibi, şematik fırça darbeleriyle yapılmış bu kara maske de sanat, edebiyat, popüler kültür ve Karayip geleneğine birçok gönderme barındırıyor.