Canlanan Heykeller

Pera Çocuk
4-6 Yaş

Şimdi Pera Müzesi’nde olduğumuzu hayal etme zamanı ve siz de bu müzede sergilenen çok kıymetli heykellersiniz. Heykeller hareket etmez değil mi? Siz de hiç hareket etmeden aynı bir heykel gibi istediğiniz pozda donup kalacaksınız. Birazdan bu müzenin güvenliği müzede her şey yolunda mı diye kontrole gelecek ve o geldiği zaman heykellerin hareketsiz bir şekilde kalması gerekiyor. Ama güvenlik yorulup uyuduğunda siz onu kandırıp yerinizi ve hareketlerinizi değiştirebilirsiniz. Yalnız güvenlik uyandığı anda yine olduğunuz yerde donup kalmanız lazım. Güvenlik yerinizin değiştiğini fark ederse bu duruma şaşırarak sizi tekrar eski yerlerinize taşıyabilir. Eğer güvenlik uyandığında birinin hareket ettiğini görürse o kişi yeni güvenlik olacak. Bu şekilde oyunumuz farklı heykeller ve güvenlik ile istediğin kadar devam edebilir...

İlişkili Sergi: Kesişen Dünyalar


Resimleyen: İpek Kay
Oyun Yazarı: Neray Çeşme

Bu program 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. Yıl dönümüne özel, dijital sergilerimizden esinlenerek hazırlanmıştır.

yükleniyor.. Yükleniyor...
yükleniyor... Yükleniyor...
yükleniyor.... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.

Niko Pirosmani

Niko Pirosmani

“İsimsiz bir Mısır freski, bir Afrika putu ya da bir Girit vazosu: Pirosmani’nin işleri bunların arasında sayılmalı. Onu gerçekten algılayabilmenin tek yolu bu… Bir Pirosmani görünce, insan Gürcistan’a inanç duymaya başlar.”

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”