AÇIK ATÖLYE

7 - 30 Ağustos 2025

Pera Müzesi’nde haftanın üç günü yaratıcılıkla dolu bir etkinliğe davetlisiniz! 
 
Sanatı bir buluşma alanı olarak kurgulayan Açık Atölye; yaş, deneyim ya da beceri fark etmeksizin herkesin yaratıcı sürece katılabildiği açık bir mekân sunuyor. Müze ziyaretçilerine ücretsiz olan bu etkinlik, koleksiyonların ve sergilerin çağrışımlarıyla zenginleşirken izleyicileri aktif birer katılımcıya dönüştürüyor. 
 
Atölye alanı katılımcıları çeşitli ifade araçlarıyla yaratıcı bir üretim sürecine davet ediyor. Katılımcılar, resim ve kolaj malzemelerinden kil gibi üç boyutlu tasarım materyallerine uzanan çeşitli ürünleri kullanarak görsel ifade yolları keşfediyor. Pera Müzesi’nin koleksiyon sergileri ve süreli sergiler, bu sürece sanatsal bir ilham kaynağı sunarak kişisel yaratımları zenginleştiriyor. 
 
Ayrıca, atölye kapsamında katılımcıların birlikte üreteceği kolektif bir duvar çalışması da gerçekleştiriliyor. Bu ortak üretim alanında, bireysel katkıların bir araya gelerek oluşturduğu çok sesli ve çok katmanlı bir yapıt ortaya çıkıyor. 

Açık Atölye, 7-30 Ağustos arasında perşembe, cuma ve cumartesi günleri 10.00’dan 18.00’e kadar sanatla buluşmak isteyen her yaştan katılımcıyı bekliyor! 

Kâhin Serenatları I İki Elli, Kübra Uzun

Kâhin Serenatları I İki Elli, Kübra Uzun

Yarına Notlar sergisinde yer alan, dansçı ve koreograf Amrita Hepi’nin Kâhin Serenatları projesi kapsamında, müzik profesyonelleri ile dinleyenleri harekete geçmeye teşvik eden çalma listeleri hazırladık. Serinin ilk çalma listesi Kübra Uzun’un hazırladığı "İki Elli".

Bir Fotoğrafçı Biyografisi Guillaume Berggren

Bir Fotoğrafçı Biyografisi Guillaume Berggren

Fotoğraf tekniğini Berlin’de öğrenen Berggren İstanbul’a gelene kadar pek çok farklı Avrupa kentinde çeşitli işler yaparak yaşamını sürdürür. 

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.