Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu

Ölçme ve tartma eylemlerine dair kavramlar üretmek, dünyayla hem pratik hem de felsefi bir ilişki geliştirmek anlamına geliyordu. Antik uygarlıklar Mezopotamya’nın bereketli topraklarında yetişen tohumlardan yola çıkarak ağırlık birimlerinin temelini atarken, ölçmeye dair gözlemleriyle uygarlıklarının gelişimine ortam hazırladı. MÖ 2. binyıl Mezopotamya’dan Anadolu’ya uzanan ticaret yollarıyla, keşfin sınırlarının genişlemesine şahit oldu. 

Ölçmenin ve tartmanın hassasiyetine dair merak devam ettikçe, mitler de tanrıların dünyasından fanilerinkine yönelmiş, doğruluk ve adalet gibi kavramlar terazi kefelerinin dengesiyle bağdaştırılmıştı. Antik Mısır’da ölülerin günahları terazide tartılırken, Antik Yunan ve Roma kültürlerinde ise teraziler, adaletin simgesi tanrı ve tanrıçaların tasvirlerinde vazgeçilmez unsurlardı. Bizans toplumunda da adil veya doğru tartma güçlü bir ahlaki anlam taşırdı ve ruhların tartılmasını akıllara getirirdi. Osmanlı İmparatorluğu’nda ise eksiksiz tartmak, ticarette olduğu kadar inanç bağlamında da güvenin temellerini atan bir imge olarak ortaya çıkmıştı.

“İnsan her şeyin, var olan şeylerin var olduklarının ve var olmayan şeylerin var olmadıklarının, ölçüsüdür” der Protagoras. Dünyayı bir avuç birimle ölçmeye çalışmak onu zihnen inşa edebilmeyi de beraberinde getirdi. Keşfin ölçüsü mitlere karıştıkça, ölçmek ve tartmak fiziksel bir deneyimin ötesinde bilimin, kâinatın ve bilinenin ötesini merak eden insanın, kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı oldu.  

Ağırlık ve Ölçü SanatıSuna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan yapılan bu seçkiyle ağırlık ve ölçü aletleri etrafında şekillenen ekonomiyi, kültürü, kültürlerarası sistem ilişkilerini, toplumsal güven dinamiklerini ve birimlerin standartlaşmasının yolculuğunu, MÖ 2. binyıldan günümüze uzanan bir süreçte uygarlıkların, tanrıların, tüccarların, usta ve çırakların gözünden keşfetmeyi amaçlıyor, dönüşümlerin ve sürekliliklerin izlenmesine olanak veriyor.

3 Boyutlu Gezin!

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Ağırlık ve Ölçü Sanatı kataloğu, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan yapılan bir seçki ve metinlerle, MÖ 2. bin yıldan günümüze uzanan geniş zaman diliminde Anadolu ve bağlantılı coğrafyalarda kullanılan ağırlık ve ölçü aletleri etrafında şekillenen ekonomiyi, kültürü, kültürlerarası sistem ilişkilerini, toplumsal güven dinamiklerini ve birimlerin standartlaşmasının yolculuğunu, uygarlıkların, tanrıların, tüccarların, usta ve çırakların gözünden keşfetmeyi amaçlıyor, dönüşümlerin ve sürekliliklerin incelenmesine olanak veriyor.

Video

Koleksiyon Öğrenme Programları

Pera Müzesi Öğrenme Programları, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyon sergilerine paralel, farklı yaş gruplarından çocuk ve yetişkinlere yönelik eğlenceli öğrenme programları düzenliyor. 

Ara Tatil Atölyeleri

Pera Müzesi Öğrenme Programları, Ara Tatil Atölyeleri kapsamında, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi koleksiyon sergilerine paralel olarak 7-12 yaş gruplarına yönelik çevrimiçi sergi turu ve atölyeler düzenliyor. 

Hayal Kurma Şenliği

Pera Müzesi Öğrenme Programları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklara yönelik farklı disiplinlerden eğlenceli atölyelerin yapılacağı “Hayal Kurma Şenliği” programıyla kutluyor!

Büyük K’nın serüveni

Büyük K’nın serüveni

16 Kasım 2018 tarihinde Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu, Uluslararası Birimler Sistemi’ni (SI) gözden geçirmek amacıyla 26.’sı düzenlenen Ağırlık ve Ölçüler Konferansı’nda bir araya geldi. Konferansın sonuncunda, 60 üye ülkenin oylamasıyla 7 temel ölçü biriminin 4’ünün tanımı değişti. Kütle birimi olan kilogram da bunlardan bir tanesi. Sürecin temel noktalarını açıklamadan önce kilogramı ve tarihini yakından tanıyalım.

Aynalı Çıplaklar

Aynalı Çıplaklar

Türk resminde mitolojik temalara pek fazla rastlanmamakla birlikte, Aynalı Venüs gibi yaygın temaların çeşitlemeleriyle karşılaşmak mümkündür. 

Mangala Oyunu

Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor.