Çiftdüşün
Çiftgörü

25 Mayıs - 06 Ağustos 2017

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi. Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. Ama saygınlığını yitirdi. Tıpkı sanat gibi o da kaidesinden aşağı yuvarlandı. Aralarında hukuk, eğitim ve anayasa örgütlerinin de bulunduğu pek çok kurum artık tamamen metin temelli.

“Çiftdüşün sizin için muhtemelen olumsuz bir kavram. Biz Rusya’da bunun sadece bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz.” diyor Rus sanatçı Pavel Pepperstein. Sergi Pepperstein ve 1970 ve 1980’lerde devlet tarafından sanatçı olarak tanınmadıkları için farklı bir iletişim biçimi kurmak zorunda kalan başka bazı Moskova kavramsalcılarıyla başlıyor ve tüm dünyadan 34 sanatçının yapıtları aracılığıyla metinle imge arasında yeni bir düşünme dengesini gözler önüne serdi.

George Orwell’ın 1984 romanında kullandığı “Çiftdüşün” kavramına bir göndermeyle isim bulan ve aralarında Tracey Emin, Marcel Dzama, Anselm Kiefer, Bruce Nauman, Raymond Pettibon ve Thomas Ruff gibi isimlerin yanı sıra Türk sanatçıların da yer aldığı seçki, çoğulcu düşünmenin izini sanat eserleri üzerinden sürdü.

Küratör: Alistair Hicks

Sanatçılar: Yuri Albert, Nikita Alexeev, Kader Attia, Sarnath Banerjee, Erik Bulatov, Hera Büyüktaşçıyan, Olga Chernysheva, Aslı Çavuşoğlu, Marilá Dardot, Marcel Dzama, Tracey Emin, Merike Estna, Claire Fontaine, Sandra Gamarra, Duan Jianyu, Ali Kazma, William Kentridge, Waqas Khan, Anselm Kiefer, Galim Madanov ve Zauresh Terekbay, Marko Mäetamm, Mónica de Miranda, Ciprian Mureşan, Arkadiy Nasonov, Bruce Nauman, Pavel Pepperstein, Raymond Pettibon, RAQS Media Collective, Thomas Ruff, Nedko Solakov, Erdem Taşdelen, Gavin Turk, Keith Tyson, Yangjiang Group

Çiftdüşün <br>Çiftgörü

Çiftdüşün
Çiftgörü

George Orwell’ın 1984 romanında kullandığı “Çiftdüşün” kavramına bir göndermeyle isim bulan Çiftdüşün: Çiftgörü sergisi, alternatif düşünme biçimleriyle ilgili bir okuma önerdi. Devletin, bireyin zihni üzerinde nasıl egemenlik kurduğunu gösterebilmek için icat edilen bu terim, zihinde birbiriyle çelişen iki düşünceyi bir arada tutma ve bu düşüncelerin ikisine aynı anda inanabilme yeteneği üzerine kurulu. Günümüz sanatçılarıysa yalnızca Çiftdüşün’ü değil, birbirine paralel ve teğet geçen çok sayıda çizgiyi aynı anda kullanarak bir Çokludüşün’ün nasıl geliştirilebileceğini gösteriyor.

Video

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Çiftdüşün: Çiftgörü sergisi kapsamında sunulan bu film ve video programı bellek kavramını ve belleğin imgeyle metin arasında kurduğu ilişkiyi araştırıyor. Yan yana getirilmiş imge ve metinler yeniden üretmenin ya da anımsamanın gücünü ya da sürecini ortaya koyuyor.

Büyük Birader’i Çiftdüşünüyoruz! 1984′ten 11 Alıntı

Büyük Birader’i Çiftdüşünüyoruz! 1984′ten 11 Alıntı

Çiftdüşün Çiftgörü sergimiz George Orwell’ın 1984 romanında kullandığı “Çiftdüşün” kavramına bir göndermeyle isim buldu ve aralarında Tracey Emin, Marcel Dzama, Anselm Kiefer, Bruce Nauman, Raymond Pettibon ve Thomas Ruff gibi isimlerin yanı sıra Türk sanatçıların da yer aldığı seçki, çoğulcu düşünmenin izini sanat eserleri üzerinden sürdü.

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. 

Sonsuz Paris (1959-1965)

Sonsuz Paris (1959-1965)

1960’lı yıllarda, Alberto Giacometti yaşadığı kente, Paris’e, sokaklarını, kafelerini, atölyesini ya da karısı Annette’in dairesi gibi daha özel yerleri çizerek saygısını sunmuştur, bu çizimler onun en son kitabını oluşturacaktır: Paris sans fin (Sonsuz Paris).