Akbaba

  • 15 Eylül 2017 / 21.00
  • 22 Eylül 2017 / 19.00

Yönetmen: Pablo Trapero
Oyuncular: Ricardo Darín, Martina Gusmán
Arjantin, Şili, Fransa, Güney Kore 2010, 107’, renkli
İspanyolca; Türkçe altyazılı

Arjantin’de her yıl trafik kazalarında yaklaşık 8.000 kişi ölüyor. Bu ölümler birçoklarına acı getiriyor ama karanlık ve yozlaşmış düzenin insanları için tek bir anlamı var: Para. Sosa, mağdurların yardımına koşuyormuş gibi gözüken, aslında karanlık işlere karışmış, trafik kazası davalarında uzman bir avukat, bir “akbaba”. Lujan ise şehre yeni gelmiş, idealist bir doktor. Biri hayat kurtarmaya, diğeri müşteri avlamaya çalışan, yolları bir kazanın ardından kesişen bu iki zıt insan arasında alevlenecek aşkın önündeki en büyük engel Sosa’nın karanlık geçmişi. Akbaba, Arjantin Film Eleştirmenleri Birliği tarafından yılın en iyi filmi seçilmişti.

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Akbaba

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Dokuz Kraliçe

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Aura

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Kóblic

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Komşu Adam

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Gözlerindeki Sır

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Kayıp Çocukluk

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Eva’ya Huzur Yok

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Asabiyim Ben

Suç ve Ceza <br> Arjantin Hikâyeleri

Başsız Kadın

Akbaba

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.