Yönetmenler: Aylin Kuryel, Fırat Yücel
Oyuncular: Coya Daniel, Sima Meseri Badash
Türkiye, 2019, 57’, renkli
Türkçe, İbranice, İngilizce; İngilizce altyazılı
Müslümanlıkta olduğu gibi Yahudilikte de baş örtme vardır. Başını örten Yahudilerin bir kısmı başörtüsü değil peruk kullanır. Coya ile Sima, Ramat Gan’da yaşayan ve “saç işi”yle uğraşan Türkiyeli-İsrailli kız kardeşlerdir. Türkiye’nin bir köyünde kaliteli saç olduğunu öğrendiklerinde girmişlerdir bu işe. Türkiye’deki saç tüccarlarından satın aldıkları saçları Tel Aviv, Ramat Gan, Bnei Brak gibi şehirlerdeki perukçulara satarlar. Baştan Başa, işte Anadolu’dan getirilen bu saçların Ortodoks Yahudi kadınların başındaki pahalı peruklara dönüşmesini anlatıyor. Saçın bir dinden diğerine aktarılıp metalaştığı, geçim ve güzellik kaynağı olduğu, bazen haram bazen kaşer görüldüğü ama onu özenle uzatan sahibine pek bir şey kazandırmadığı bir garip yolculuk...
Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 200 TL
İndirimli: 100 TL
Grup: 150 TL (toplu 10 bilet ve üstü)