Yönetmen:  Michelangelo Antonioni
Oyuncular: Tomas Milian, Daniela Silverio, Christine Boisson
İtalya, Fransa , 1982, renkli
İtalyanca, Fransızca, İngilizce; Türkçe altyazıyla

“Hikayenin nasıl olacağını henüz bilmiyorum ama baş karakter bir kadın olacak” diyor, Antonioni’nin arka planında İtalya’yı kullandığı ve insan ilişkilerinin belirsiz doğasını sorguladığı son filminin baş rolündeki kafası karışık yönetmen. Film, bir adamın sanatsal ve erotik bilincini bedensel ve ruhsal açıdan ortaya koyma yolculuğunu beyaz perdeye taşıyor. Karısı tarafından terk edildikten sonra yönetmen kendini iki farklı gizemli kadın ile ilişki içinde bulur: Aynı zamanda bir sonraki filmi için doğru konuyu ve kadın oyuncuyu bulmaya çalışmaktadır. Efsanevi İtalyan yönetmenin bu baş döndürücü anti-romantik, ileri kariyer darbesi, aynı zamanda cinsel açıklığı ve sisli otobanda geçen uzun sahnesiyle Antonioni’nin en önemli sahne yapıtlarından biri niteliğinde.

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Bir Aşkın Öyküsü

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Kırmızı Çöl

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Zabriskie Noktası

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Bir Kadının Tanımlanması

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Macera

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Cinayeti Gördüm

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Oberwald’in Gizemi

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Kısalar

Küçük Sarı Daire ile müzede keşifler!

Küçük Sarı Daire ile müzede keşifler!

Pera Öğrenme programları kapsamında yayınlanan, Tania Bahar'ın kaleme aldığı ve Marina Rico'nun resimlediği hikâye kitabı Küçük Sarı Daire, çocuklarla yetişkinlerin birlikte keşfedecekleri ve paylaşacakları farklı bir öğrenme deneyimi sunuyor.

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”