Bu Beni Biraz Korkutuyor

  • 21 Kasım 2019 / 19.00
  • 27 Kasım 2019 / 19.00

Yönetmen: Tomer Heymann
İsrail, 2001, 57', HDD, renkli
İbranice, Arapça; Türkçe altyazılı

Bu Beni Biraz Korkutuyor, bir oyunculuk koçunu ve eğittiği “suçlu” çocukları konu alıyor. Onların dünyasında, meydan okuma her şeydir ve Cuma geceleri kavga geceleridir. Hem yönetmen hem de oyuncu koçu olan Tomer Heymann, çocukları içlerindeki acıyı ve yaşadıkları marjinalleşmeyi kullanarak bir şey yaratmaya teşvik eder, çocuklarsa İsrail’e özgü o değerli maçoluklarından ödün vermemek için çabalar. Tomer gruba eşcinsel olduğunu açıkladığında çocuklar şok olurlar, ancak Tomer’in oyuna olan bağlılığı onların kalbini kazanmaya yeter ve İsrail’in aykırı gençliğinin sesi olacak performanslarına hazırlanmaya devam ederler.

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Bu Beni Biraz Korkutuyor

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Kağıt Bebekler

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Sevgilimi Ben Vurdum

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Taçsız Kraliçe

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Mr. Gaga

Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Şimdi Kim Sevecek Beni?

Bu Beni Biraz Korkutuyor

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.

“Bedenim benim heykelimdir”  <br> Louise Bourgeois

“Bedenim benim heykelimdir”
Louise Bourgeois

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Leonardo’nun Atı

Leonardo’nun Atı

Leonardo da Vinci, 1493’te, tam 500 yıl önce, Milano Dükü Ludovico il Moro’nun 12 yıl önce babasının anısına sipariş ettiği atlı anıtın (doğal büyüklüğün 4 katı boyda) dökümü için hazırlıkları bitirmek üzereydi.