Gece Kesişen Yollar

  • 12 Haziran 2019 / 19.00
  • 03 Temmuz 2019 / 19.00

Yönetmen: Andreas Kleinert
Oyuncular: Hilmar Thate, Cornelia Schmaus, Henriette Heinze, Dirk Borchardt
Almanya, 1999, 98', DCP, siyah-beyaz 
Almanca; Türkçe altyazılı

Orta yaşlı bir adam olan Walter, beklenmedik bir şekilde işsiz kaldıktan sonra, hayatına amaç katacak bir şey bulmak üzere geceleri şehrin sokaklarında dolaşmaya başlar. Alaycı genç bir çiftle arkadaş olan Walter, karısının saygısını geri kazanmak için pahalı bir mücevher çalmaya çalışır. 1999 Cannes Film Festivali Yönetmenlerin On Beş Günü seçkisinin açılış filmi olan Gece Kesişen Yollar, siyah beyaz görsellerle bezeli dramatik bir eser. Birleşme sonrası Almanya’sında geçen film, bozulmakta olan bir sosyal düzende ilişkilerin nasıl yok olduğuna dikkat çekiyor.

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin’in Varoşları

Berlin – Yuva Denilen Şehir

M

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin’de Bir Yerde

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Milyonda İki

Berlin – Yuva Denilen Şehir

45 Doğumlu

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Kaygı

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Ostkreuz

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Gece Kesişen Yollar

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin Almanya’dadır

Gece Kesişen Yollar

Bir Kedi Dosyası

Bir Kedi Dosyası

Kedilerin Eski Mısır’da ilk kez evcilleştirilmelerinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olsa da çekicilikleri giderek artıyor. Dünyanın dört bir yanında çeşitli şehir efsaneleri yüzyıllardır alıp başını gitmekte: Avrupa’nın birkaç farklı bölgesinde, hamile bir kadının bir kediyi tutması ya da onu kucağında oturtması sakıncalı görülüyordu.

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman’ın bu videoları doğrudan doğruya izleyiciyi muhatap alıyor. Ekranda beliren oyuncuların farklı şekillerde söyledikleri cümleler cevaplanması imkânsız varoluşsal sorulara dönüştükçe dinleyici kendini sorguda hissetmeye başlar. 

Sanatçı ile Söyleşi: Nicola Lorini

Sanatçı ile Söyleşi: Nicola Lorini

Tüm Zamanlara, Tüm Üzgün Taşlara, Pera Müzesi’nin Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’nda öznel ve duygusal durumları bir araya getirerek tek yönlü tarih ve zaman algısını sorgularken ziyaretçileri çizgisel olmayan bir yolculuğa çıkarıyor.