Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız

  • 03 Kasım 2017 / 19.00
  • 29 Kasım 2017 / 19.00

Yönetmen: Ana Lily Amirpour
Oyuncular: Sheila Vand, Arash Marandi, Marshall Manesh, Mozhan Marnò
İran, ABD, 2014, 101', siyah&beyaz
Farsça; Türkçe altyazılı

Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız’da çeşitli etkiler görmek mümkün: Spagetti Westernler, 1950’lerin genç serseri filmleri, araba filmleri, ergen romantik komediler, İran Yeni Dalgası. California’da çekilen ama İran’ın çarpıtılmış ve siyah-beyaz bir versiyonu olan Kötü Şehir adlı bir yerde geçen filmin yönetmeni Ana Lily Amirpour bu eklektik etkilerden yararlanarak ve Doğu’yla Batı sinemasının estetiklerini birleştirerek “ilk İran vampir westerni” olarak nitelendirilen, kadınların güçlü olduğu özgün bir vampir filmi olarak övülen bir iş ortaya koymuş.

Sıra Dışı Vampirler

Valerie ve Harikalar Haftası

Sıra Dışı Vampirler

Kuduz

Sıra Dışı Vampirler

Karanlığa Yakın

Sıra Dışı Vampirler

Cronos

Sıra Dışı Vampirler

Gir Kanıma

Sıra Dışı Vampirler

Bir Vampir Hikayesi

Sıra Dışı Vampirler

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

Sıra Dışı Vampirler

Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız

Sıra Dışı Vampirler

Aylak Vampirler

Sıra Dışı Vampirler

Deniz Kızlarının Şarkısı

Sıra Dışı Vampirler

Dönüşüm

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.