Yönetmen: Tolga Örnek
Oynayanlar: Jeremy Irons, Sam Neill, Zafer Ergin
Türkiye
2005, 90’
Türkçe

Film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türklere karşı yapılan ve İtilaf Devletleri’nin büyük yenilgisiyle sonuçlanan Gelibolu Savaşı’nın dramını iki genç Avusturalyalı askerin üzerinden anlatıyor. Kıtaları ve okyanusları aşıp, piramitlere tırmanıp eski Mısır’ın topraklarından geçerek Gelibolu’da savaşmakta olan alaylarına katılırlar. İki arkadaşın kaderi, Birinci Dünya Savaşı’nda Avustralyalılar’a karşı Almanlar ve Türkler’in yapmış olduğu bu savaşla şekilleniyor.

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Kadın ve Yabancı

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Silah Arkadaşlığı

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Büyük Savaşın Afrikalı Savaşçıları

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Batı Cephesi 1918

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Gelibolu

Birinci Dünya Savaşının Hatırlattıkları

Suskun Dağ

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.