Gizella Rákóczy: Derinliği Keşfetmek

  • 22 Kasım 2024 / 19.00
  • 01 Aralık 2024 / 15.00

Yönetmen: Anna Rákóczy
Katılımcılar: Anna Rákóczy, Mónika Zsikla, Győző Somogyi, Krisztina Szipőcs
Macaristan, 2024, 22', DCP, renkli
Macarca; Türkçe, İngilizce altyazılı

Geometrik sanatın önde gelen isimlerinden Gizella Rákóczy, 1976'dan itibaren, dört kollu spirallerin hareketlerini ve seri olasılıklarını araştırmış ve ilerleyen yıllarda Fibonacci serisinin formülünü kullanarak şeffaf boyanın tonlarını katmanlaştırmaya başladığı sulu boya resimler yapmıştır. Sanatçının kızı Anna Rákóczy tarafından hazırlanan kısa belgesel, sanat tarihçisi Mónika Zsikla, ressam Győző Somogyi, sanat tarihçisi ve küratör Krisztina Szipőcs gibi katılımcıların eşliğinde Gizella Rákóczy’nin hem sanatsal mirasına hem de pek bilinmeyen kişisel dünyasına daha yakından bakma imkânı sağlıyor.

*Bu film, “Vera Molnár: Geometrinin Hazzı” belgeseliyle birlikte gösterilecektir.

dijital

Vera Molnár: Geometrinin Hazzı

dijital

Gizella Rákóczy: Derinliği Keşfetmek

dijital

Yalan Dünya

dijital

2001: Bir Uzay Macerası

dijital

Bıçak Sırtı

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.