Gökkuşağı Baba

  • 23 Haziran 2017 / 20.00
  • 27 Haziran 2017 / 17.00
  • 30 Haziran 2017 / 19.00

2016 | 80’ | Popo Fan

Çin’de birçok aile çocuklarının lezbiyen, gey, biseksüel ve/veya transeksüel olmasıyla yüzleşmekte zorluk çekiyor. Eşcinselliğin ayıp, anormal ya da sağlıksız aile ilişkilerinden kaynaklanan sapkın bir durum olduğuna yönelik toplumsal inanışlarla savaşmak durumundalar. Üstelik birçok ebeveyn çocuklarını kendi mülkleri olarak görüyor ve babalar genellikle baskı ve otoritelerini ailenin itibarının zedelenmesini  önlemek için kullanıyorlar. Bu belgesel, LGBT çocukları hakkında açıkça ve özgürce konuşan altı Çinli babaya yer veriyor. Ayrımcılık ve namus bekçiliğine karşı seslerini yükseltiyor, bir yuvayı korumanın ne demek olduğunu baştan tanımlıyorlar. Gökkuşağı Baba, çocuklarını oldukları gibi kucaklayan ve daha eşit ve çeşitli bir toplum için savaşan öncü aktivistler haline gelen babaların hikâyesi...

Aşk Doğudan Yükselir<br>Kuir Çin Sineması

Gökkuşağı Baba

Aşk Doğudan Yükselir<br>Kuir Çin Sineması

Bizim Hikâyemiz

Aşk Doğudan Yükselir<br>Kuir Çin Sineması

Gece

Aşk Doğudan Yükselir<br>Kuir Çin Sineması

Lezbiyen Pornosu Çekmek İstiyorum

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Bölgenin Hafızası

Bölgenin Hafızası

Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.