İtalyan Sinema Tarihi

  • 04 Mayıs 2014 / 12.30
  • 14 Mayıs 2014 / 16.00

Yönetmen: Carlo Lizzani
İtalya
, 165’, 1992, renkli
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Yeni gerçekçilik nedir? André Bazin bunu “veri” sineması ve “kurgulanmış habercilik” olarak adlandırıyordu, çünkü öncülleri, bu yönetmenlerin kendilerini özdeşleştirdiği anti-Faşist hareketteydi. Her ne kadar Renoir’a da borçlu idiyseler de (Luchino Visconti de, Michelangelo Antonioni de onunla çalışmıştı), yeni-gerçekçiler filme aldıkları gerçekliğin bütününe saygı duyuyordu. Daha akademik belgesel bir yaklaşım olarak Carlo Lizzani’nin 1992’de “Antologia del Cinema Italiano” (İtalyan Sineması Antolojisi) dizisi için yaptığı bu belgesel, yeni-gerçekçiliği 1942’den 1954’e uzanan geniş bir bağlamda ele alıyor.

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Roma, Açık Şehir

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Hemşehri

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Almanya, Sıfır Yılı

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Stromboli

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Umberto D

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Ekmek, Aşk ve Hayal

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Aylaklar

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

İtalya’ya Yolculuk

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Orgosolo Haydutları

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

Cesare Zavattini

Masalın Sonu<br/>İtalyan Yeni Gerçekçiliği

İtalyan Sinema Tarihi

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu.