Kuşları İzleyen Adam

  • 08 Mayıs 2015 / 19.00
  • 10 Mayıs 2015 / 18.00

Yönetmen: Ali Hamroyev
SSCB, Özbekistan, 1975, 87’, renkli
Oyuncular: Dzhanik Faiziyev, Dilorom Kambarova
Rusça; Türkçe altyazıyla

Genç bir oğlan Orta Çağ Özbekistanı’nın uçsuz bucaksız göğü altında acımasız ve duygusal bir eğitime tabi tutulur. Ali Homrayev’in bu biçimsel güç gösterisini sınıflamak neredeyse imkansızdır – mistik bir öngörü, doğulu bir western, renk ve hareketten oluşan bir geçit töreni; geniş, dışavurumcu fırça darbeleriyle çizilen bir ergenlik portresi. Kuşları İzleyen Adam bir görkemli andan diğerine hareket ediyor: coşkulu renklere sahip manzaralar arasında ilerliyor; üç arkadaş üstleri elma çiçekleriyle kaplı şekilde uyanıyor, filmin kahramanı uzun süre önce ölmüş güzel annesini, soyut güce ve güzelliğe sahip imgelerle düşünüyor. “Düşsel” kelimesini gerçek anlamıyla hak eden bir film.

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Beyaz, Beyaz Leylekler

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Bo Ba Bu

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Yedinci Kurşun

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Kuşları İzleyen Adam

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Fedai

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Seni Hatırlıyorum

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.