Louise Wimmer

  • 07 Kasım 2013 / 19.00
  • 17 Kasım 2013 / 14.00

Yönetmen: Romain Goupil
Oyuncular: Valeria Bruni Tedeschi, Linda Doudaeva, Jules Ritmanic
Fransa, 90’, 2010, renkli
Fransızca, Türkçe altyazıyla


50 yaşındaki Louise Wimmer, tutunamıyor. Acılı bir ayrılığın ve beklenmedik bir krizin ardından kendini borç batağında buluyor ve evsiz kalıp arabasında uyumak zorunda kalıyor, dolayısıyla rahat yaşamı alt üst oluyor. Bir otelde kat görevlisi olarak çalışıyor, ama kazancı kirasını ve borçlarını ödemeye yetmiyor. Ama Louise yine de daha iyi bir gelecek için mücadele etmeyi sürdürüyor. Arkadaşlarının ve onu gerçekten çok seven bir adamın bile yardım teklifini reddediyor ama yine de kendine yeni bir hayat kuracak gücü bulmayı başarıyor.

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Bir Ayrılık

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Okuyucu

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Azrail’i Beklerken

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Tepelerin Ardında

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Peki Şimdi Nereye?

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Öyle Sevdim ki Seni

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Eller Havaya

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Louise Wimmer

Louise Wimmer

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.