Lütfen Başa Sarın

  • 27 Şubat 2015 / 21.00
  • 28 Şubat 2015 / 14.00

Yönetmen: Michel Gondry
Oyuncular: Jack Black, Mos Def, Danny Glover
Birleşik Krallık, ABD, 102’, 2008, renkli
İngilizce, Türkçe altyazıyla

Yazar/yönetmen Michel Gondry’nin aklının ürünü, türünün tek örneği bir komedi. Jack Black, büyük düşlerine çok küçük gelen bir hayatta sıkışıp kalmış sevimli bir kaybeden. Ama en iyi arkadaşının çalıştığı video dükkanındaki bütün kasetleri yanlışlıkla silince, dükkanın birkaç sadık müşterisini memnun edecek bir plan geliştiriyor ve kiralamaya karar verdikleri her filmi baştan yaratıp çekiyor. Lütfen Başa Sarın’ın oyuncuları arasında Mos Def, Danny Glover ve Mia Farrow yer alıyor.

Sinema Seni Seviyorum

Nefret

Sinema Seni Seviyorum

Bardot, la Méprise

Sinema Seni Seviyorum

Henri-Georges Clouzot’nun Cehennemi

Sinema Seni Seviyorum

Serbest Radikaller: Bir Deneysel Sinema Tarihi

Sinema Seni Seviyorum

Agnès’in Plajları

Sinema Seni Seviyorum

Aya Yolculuk

Sinema Seni Seviyorum

Olağanüstü Yolculuk

Sinema Seni Seviyorum

237 No’lu Oda

Sinema Seni Seviyorum

Bu Filme Henüz Yaş Sınırlaması Getirilmedi

Sinema Seni Seviyorum

Sapığın Sinema Rehberi

Sinema Seni Seviyorum

Lütfen Başa Sarın

Lütfen Başa Sarın

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.