Morvern Callar

  • 11 Şubat 2018 / 14.00
  • 03 Mart 2018 / 16.00

Yönetmen: Lynne Ramsay
Oyuncular: Samantha Morton, Kathleen McDermott, Linda McGuire, Ruby Milton
İngiltere, Kanada, 2002, 97', renkli
İngilizce, İspanyolca; Türkçe altyazılı
 
Olaylardan çok atmosferiyle dikkat çeken, benzersiz ve taviz vermez bir vizyon; uyanıkken görülen ve insanın, içinden büyülenmiş bir halde ve tuhaf bir coşkuyla çıktığı, ama bilgeliğine katkıda bulunmayan bir tür karabasan. Morvern Callar, İskoçya'nın küçük bir kasabasında yaşayan genç bir süpermarket kasiyeridir. Noel günü işten eve geldiğinde, sevgilisini bir kan gölünün içinde bulur. O gece arkadaşı Lanna'yla dışarı çıkar, arkadaş grubuna sevgilisinin onu terk ettiğini ve kasabadan ayrıldığını söyler. Daha sonra sevgilisinin bilgisayarında intihar notunu bulur. Morvern, adamın ona bıraktığı paradan ve bir diskte duran basılmamış romanından özel bir biçimde faydalanmaya karar verir. Yazarın ismini kendisininkiyle değiştirip romanı bir yayıncıya gönderir, vahşi bir pragmatizmle sevgilisinin cesedinden kurtulur, parayı da Lanna ile kendisine İspanya'nın güneyinde bir tatil paketi almak için kullanır. Yolda, seks ve uyuşturucuyla yüklü, çölde yapılan bir yürüyüşü de içeren, tüyler ürpertici molalar verirler...

Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Bölünmüş Benlik

Sığınak

Bölünmüş Benlik

Siz Eskiden R.D. Laing Miydiniz?

Bölünmüş Benlik

R.D. Laing’in ‘Düğümler’ini Filme Okumak

Bölünmüş Benlik

Aile Hayatı

Bölünmüş Benlik

Morvern Callar

Bölünmüş Benlik

Kevin Hakkında Konuşmalıyız

Bölünmüş Benlik

Neon Şeytan

Bölünmüş Benlik

Plaj Fareleri

Bölünmüş Benlik

Kutsal Geyiğin Ölümü

Morvern Callar

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.