Satılık Hayat

  • 06 Aralık 2024 / 19.00

Yönetmen: Fotini Siskopoulou
Oyuncular: Minas Hatzisavvas, Dimitra Hatoupi, Akis Sakellariou, Katerina Helmi
Yunanistan, 1995, 105', DCP, renkli
Yunanca, İtalyanca; Türkçe, İngilizce altyazılı

Andreas Savvidis, çevresindeki insanları kitapları için malzeme olarak kullanan bir yazardır. Uğruna hem kişisel hayatını hem de mutluluğunu feda etmeye hazır olduğu romanını gerçek tecrübelerinin ötesine doğru geliştirmek için hayali insanlar ve olaylar da uydurmaktadır. Bir dizi kişi onun hayatında ve romanında önemli rol oynayacaktır: Erkeklerden bıkmış çekici bir hemşire, her şeye burnunu sokan bir postacı, eşcinsel erkek kardeşi, yaşlı bir arkadaşı ve hasta annesi. Yönetmen Fotini Siskopoulou'nun ilk uzun metrajlı filmi olan yapıt, yönetmenin sinema diline hakimiyetini ortaya koyarken, yazar-kahramanının içinde gezindiği kapalı, boğucu ve erotik bir atmosfer yaratıyor.

 

Yunanistan Sineması Günleri

9 Numaralı Forma

Yunanistan Sineması Günleri

Kronos’un Çocukları

Yunanistan Sineması Günleri

Odiseas’ın Aşkı

Yunanistan Sineması Günleri

Güneşte Bir Yer

Yunanistan Sineması Günleri

Paçozlar Şarkı Söylüyor Hâlâ

Yunanistan Sineması Günleri

Karşıdakiler

Yunanistan Sineması Günleri

Yenilmez Aşıklar

Yunanistan Sineması Günleri

Kitera'ya Yolculuk

Yunanistan Sineması Günleri

Angelos

Yunanistan Sineması Günleri

Donusa

Yunanistan Sineması Günleri

Sakin Ağustos Günleri

Yunanistan Sineması Günleri

Satılık Hayat

Yunanistan Sineması Günleri

Korkunun Gölgesinde

Yunanistan Sineması Günleri

Karın İçinden

Yunanistan Sineması Günleri

Lefteris Dimakopulos

Yunanistan Sineması Günleri

Rövanş

Yunanistan Sineması Günleri

Kendine İyi Bak

Portmantoda Olağan Dedikodular

Portmantoda Olağan Dedikodular

 Dört bölümlük “Söylenen Şeyler” yazı serisinin ikinci bölümde evin portmantosunda yolları kesişen eşyaların dedikodusuna kulak misafiri oluyoruz…

Yılan Başı

Yılan Başı

Yunan tanrısı Apollo ve oğlu Asklepios tıp ve şifa âleminin yöneticisiydi. Apollo aynı zamanda ışık ve güneşin tanrısıydı, onun güneşi simgelemesi ve tıpla ilişkisi daha sonra Hekim İsa ve dirilişle bağlantılanacaktı. 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.