Sessiz Bir Ölüm

  • 10 Haziran 2022 / 13.00

Yönetmen: Frieda Liappa
Oyuncular: Eleonora Stathopoulou Pemy Zouni, Takis Moshos, Yorgos Moshos, Ilektra Alexandropoulou, Christos Nikitaidis
Yunanistan, 1986, DCP, 86’, renkli
Yunanca; Türkçe altyazılı 

Yazmayı reddeden bir yazarın çılgın gecesi. Eşinden ve gizli ilişki yaşadığı psikiyatrından kaçan Martha, kendini tuhaf ve terk edilmiş bir şehirde fırtınanın ortasında bulur. En derin arzusu, kaybettiği bütünlüğüne yeniden kavuşmaktır.

Delilik - Ölüm - Katarsis!

90’larda henüz 46 yaşındayken kaybettiğimiz şair ve yönetmen Frieda Liappa’nın San Sebastián Film Festivali’nde En İyi Yeni Yönetmen seçildiği bu stilize filmi, varoluşçuluk üzerine gerçeküstücü ve minimalist bir yapıt.

Yunan Film Günleri

Tatbikat

Yunan Film Günleri

Ölümsüz

Yunan Film Günleri

Abluka

Yunan Film Günleri

Zorba Yannis

Yunan Film Günleri

Geçit

Yunan Film Günleri

Asker Kaçağı

Yunan Film Günleri

Sessiz Bir Ölüm

Yunan Film Günleri

Olga Robard

Yunan Film Günleri

Çılgınlık

Yunan Film Günleri

Evdokia

Yunan Film Günleri

Fotoğraf

Yunan Film Günleri

Gezi

Yunan Film Günleri

Bereketli Vadinin Tembelleri

Yunan Film Günleri

Sabah Devriyesi

Yunan Film Günleri

Taştan Yıllar

Yunan Film Günleri

Genç Afroditler

Yunan Film Günleri

Troyalı Kadınlar

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin sergiler ekibinden Begüm Akkoyunlu ve Tania Bahar ilk açıldığımız günden bu yana süregelen ve artık bir gelenek halini alan “Genç Sergiler”in hikâyesini Pera Müzesi Blog için anlatıyor!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni, 1990’larda, kimlik inşası meselesine odaklanmaya başladı. Yala ve Sabunla isimli yapıtını, klasik heykel geleneğine uygun olarak, doğrudan kendi bedeninden aldığı kalıptan yola çıkarak yaptı. Bu büstleri sıra dışı kılan ise, sabun ve çikolata gibi tüketim maddelerinden yapılmış olmaları.

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Kahve o kadar uzun zamandır bizimle ki, onsuz bir sosyal yaşamı düşünmek güç. Hatta sanki onunla hiç tanışmasaydık da “Bu hayatta bir şey eksik ama adını koyamıyorum.” gibi bir hisse kapılırdık. Şakası bir yana, sizce nasıl oldu da kahve insanlık tarihinin farklı dönemlerinde hep kendine has bir yer edinmeyi ve gündelik yaşamımızda bu denli kök salmayı başardı?