Tek Aşkım

  • 03 Nisan 2016 / 14.00
  • 06 Nisan 2016 / 19.00

Yönetmen: Charlie McDowell
Oyuncular: Mark Duplass, Elisabeth Moss, Ted Danson
ABD, 2014, 91’, renkli
İngilizce; Türkçe altyazıyla

Boşanmanın eşiğinde olan Ethan ve Sophie, evlilik terapistlerinin önerisiyle doğayla iç içe, güzel bir kır evine tatile giderler. Romantik ve eğlenceli başlayan bu hafta sonu kaçamağı, beklenmedik sonuçlar doğuracaktır. Orada kendilerinin çok daha iyi, seksi ve güzel versiyonlarının karşı kulübede yaşadığını keşfedince olaylar çığırından çıkar. Prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan film bağımsız sinemanın üç önemli ismi Mark Duplass, Elisabeth Moss ve Ted Danson’ı buluşturuyor.

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Kayıp Nehir

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Tek Aşkım

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

İnsanları Seyreden Güvercin

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Paralel Evren

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Gizli Kimya

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Hayata Uyanmak

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Neden Tarkovski Olamıyorum?

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Körlük

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Hayvan Düşü

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Delici Parlaklık

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Zaman Sıçraması

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Şimşek 1. Bölüm

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Şimşek 2. Bölüm

Tek Aşkım

Giorgio de Chirico

Giorgio de Chirico

De Chirico, Mart 1910’da, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte Floransa’ya taşındı. De Chirico, ilk metafizik resmini yaptı: Santa Croce Meydanı’ndan esinlediği Bir Güz Öğleden Sonrasının Muamması’nı. 

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni, 1990’larda, kimlik inşası meselesine odaklanmaya başladı. Yala ve Sabunla isimli yapıtını, klasik heykel geleneğine uygun olarak, doğrudan kendi bedeninden aldığı kalıptan yola çıkarak yaptı. Bu büstleri sıra dışı kılan ise, sabun ve çikolata gibi tüketim maddelerinden yapılmış olmaları.