Tek Başına Dans

  • 30 Nisan 2019 / 19.00
  • 11 Mayıs 2019 / 14.00

Yönetmen: Biene Pilavcı
Almanya, 2012, 98', renkli 
Almanca, Türkçe; Türkçe altyazılı 

Bu çarpıcı görsel araştırmanın ilhamı, bir soruda gizli: “Aile içinde yıllar boyu süren nefret ve aşırı şiddetten sonra, dört kardeşim ve ben, ebeveynlerimizin ve onların ebeveynlerinin yapamadığını yapıp, başka insanlarla sağlıklı ilişkiler kurabilecek miyiz?” Biene Pilavcı, filminde birbirine zıt kesinlikler arasında ustalıkla hareket ediyor. Bir yanda bize hayat veren ve yükünü hayat boyu taşımak zorunda olduğumuz aile, diğer tarafta ise kendimiz (veya başkaları) adına karar verme, kadere teslim olmayıp kendi pusulamızı takip etme özgürlüğü. Tek Başına Dans izledikçe daha da planlılıktan uzak, gerçekten karakterlerin başına gelmiş bir hikâye izlenimi veren, ucu açık bir deney niteliği taşıyor. Yönetmenin ifadesiyle, “Bunun iyi mi kötü mü olduğunu söyleyemem ama sanırım olması gereken buydu.”

Hatıranın Peşinde

Maya Deren’in Aynası

Hatıranın Peşinde

Yeniden Sev Beni

Hatıranın Peşinde

Tek Başına Dans

Hatıranın Peşinde

Krisha

Hatıranın Peşinde

Matangi / Maya / M.I.A.

Hatıranın Peşinde

Aidiyet ve Yoldaşlık

Tek Başına Dans

Kimliğin Parçaları

Kimliğin Parçaları

1972 yılında Bosna-Hersek’teki ilk Güzel Sanatlar Akademisi olarak kurulan Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi kuruluşundan bu yana Saraybosna çağdaş sanatının en önemli temsilcilerinden biri oldu. 

Aynalı Çıplaklar

Aynalı Çıplaklar

Türk resminde mitolojik temalara pek fazla rastlanmamakla birlikte, Aynalı Venüs gibi yaygın temaların çeşitlemeleriyle karşılaşmak mümkündür. 

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.