Yönetmen: Zeynep Gülru Keçeciler
Afganistan, 2018, 39’, renkli, Afganistan Farsçası; Türkçe, İngilizce altyazılı
 

Afganistan’ın kuzeyinde pek çoğumuzun adını bile bilmediği bir dağ köyünde Çahardeh’te geçiyor öykümüz. Hindukuşların tepesindeki bu dağ köyünde 60’lı yaşlarındaki Zavar ve 9 yaşındaki yeğeni Razak’ın yaşamı üzerinden Afgan geleneklerine şahitlik ediyoruz. Pek çok Afganlı çocuk gibi Razak da iç savaşta babasını kaybetmiştir. En büyük dayanağı, dayısı Zavar’dır. Köyde kekliklere düşkünlüğü ve avcılığı ile bilinen Zavar, küçük yeğeni Razak’a erkekliğe ilk adımı atabilmesi için keklik avlamayı, bakıp büyütmeyi öğretmektedir.

 

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Araf

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Başka Tren Gıdı Gıdı

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Fındıktan Sonra

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Güzel Adam Süreyya

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Onun Filmi

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Parçalar

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Saraybosna Yürüyüşü

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Turtle Shells

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Yerel TV

Ulusal Belgesel Yarışması <br>37. İstanbul Film Festivali

Zavar, Çocuk ve Keklik

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.