Manolo Valdés

Resimler ve Heykeller

08 Mayıs - 21 Temmuz 2013

İspanyol Pop Sanatı’nın öncülerinden Manolo Valdés 1980’lerden günümüze uzanan çalışmalarıyla Pera Müzesi’ndeydi. Marlborough Gallery New York, iş birliğiyle hazırlanan seçki, sanatçının resim ve heykellerinden oluştu.

Özellikle kullandığı malzemelerin çeşitliliği, büyük boyutlu yapıtları ve forma dair arayışları ile tanınan Valdés, günümüz İspanyol sanatının büyük ustalarından biri olarak biliniyor. Pop akımın İspanya’daki öncüsü ve kurucuları arasında yer aldığı Equipo Crónica’nın dağılmasının ardından Valdés, 1982 yılından itibaren kariyerine yalnız devam etti. Geçmişin başyapıtlarından yola çıkan, tarihsel izler, renk tonları ve dokulardan oluşan sonsuz bir görsel zenginlik sunan ve sanat tarihten referanslarla hareket eden sanatçının yapıtları, Velázquez’den Zurbarán’a, Matisse’ten Picasso ve Lichtenstein’a izler taşır. Resmi, özgün bağlamından arındırarak pop bir anlayışla yeniden yorumlayan sanatçının konularını özellikle figür, nesne ve seriler oluşturuyor.

sergi salonu boya sponsoru

Manolo Valdés

Manolo Valdés

Özellikle kullandığı malzemelerin çeşitliliği, büyük boyutlu yapıtları ve forma dair arayışları ile tanınan Manolo Valdés, günümüz İspanyol sanatının büyük ustalarından biri olarak biliniyor. Pop...

Video

Deli Kralın Huzuruna Kabul

Deli Kralın Huzuruna Kabul

Sanatçı Benoît Hamet, bu yıl 10. yaşını kutlayan Pera Müzesi’nin koleksiyonlarından öne çıkan eserleri yeniden yorumluyor. Hamet, hem gerçek hem kurgusal “tarihi” olaylara mizahi bir bakış sunuyor. Sanatçının, Osmanlı’nın İngiltere’ye gönderdiği ilk elçi Yusuf Agah Efendi yorumlarını, her ay Pera Müzesi Blog’undan takip edebilirsiniz.

Varna Savaşı

Varna Savaşı

Stani̇sław Chlebowski 1864-1876 yılları arasında İstanbul’da Sultan Abdülaziz’in saray ressamı olarak çalıştı. Abdülaziz de sanatsal yeteneğe sahipti ve Chlebowski’nin yaratıcı sürecine aktif olarak katıldı.

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh <br> Aşkın Güngör

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh
Aşkın Güngör

En çok çocukları öldürmekten haz duyuyorum. Etleri kesilip göğüs kafesleri kırılırken hep aynı şekilde bağırıyorlar: “ANNE!BABA! ANNEEEE! BABAAAA!”