Bir Nokta ve Diğeri Arasında Sonsuz Bir Mesafe Görüyorum

Yönetmen: The Otolith Group
İngiltere, 2012, 33', renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı 

Bir Nokta ve Diğeri Arasında Sonsuz Bir Mesafe Görüyorum jestler üzerine bir çalışma ve Otolith Group’un su politikaları ve su estetiği alanında yaptığı üçlemenin ikinci bölümü olarak görülebilir (2010 yapımı Hydra Decapita’nın devamı). Film, Etel Adnan’nın Deniz (2011) eseriyle açılıp yine şiire dönüyor. Deniz maddenin sürekli mutasyona uğrayarak hıza dönüşmesini takip eden felsefenin gücünden yararlanmaktadır. Eğer şiir sınırlamalar içinde yapılan bir çalışmaysa, Bir Nokta ve Diğeri Arasında Sonsuz Bir Mesafe Görüyorum düşüncenin ve okyanusun hareketine odaklanmış bir deney olarak görülebilir.

Gerçek Evimiz Hayatımızdır

Etel Adnan: Sürgündeki Kelimeler

Gerçek Evimiz Hayatımızdır

Gavin Bryars ile Etel Adnan: Bir Ölüm için Beş Duyu

Gerçek Evimiz Hayatımızdır

Bir Nokta ve Diğeri Arasında Sonsuz Bir Mesafe Görüyorum

Gerçek Evimiz Hayatımızdır

Etel Adnan’la Söyleşi

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Rineke Dijkstra Bana Bak!

Rineke Dijkstra Bana Bak!

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.”