Yönetmen: John Akomfrah
Oyuncular: Pervaiz Khan, Meera Syal, Yvonne Weekes
İngiltere, 1986, 58', HDD, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı  

1980’ler İngilteresi’nde ırk ve toplumsal kargaşalar ile 1985’te şehirde yaşanan isyanlar üzerine bir film denemesi olan Handsworth Şarkıları, 1985 yılının Eylül ve Ekim aylarında, Handsworth’ün Birmingham bölgesinde ve Londra’nın merkezi kesimlerinde yaşanan sivil itaatsizlikleri çıkış noktası olarak alıyor. Film genelinde, yaşanan isyanların, İngiliz toplumunun siyahlar üzerindeki baskısının bir sonucu olduğu fikri işleniyor. Film, sivil itaatsizliği, endüstriyel gerilemenin yol açtığı ulusal dramla bağlantılı bir memnuniyetsizliğin gizli tarihine açılan bir kapı olarak sunuyor.

Filmin adında geçen şarkı ifadesi ise herhangi bir müzikal niteliğe işaret etmek yerine, John Grierson ve Humphrey Jennings gibi İngiliz belgeselcilerin işlerinden tanıdık olan, belgeselin şiirsel bir çağrışımlar kurgusu olduğu fikrinin bir yansıması niteliğinde. Handsworth Şarkıları, 1986 yılında İngiltere’nin en saygın belgesel ödülü olan İngiliz Film Enstitüsü Grierson En İyi Belgesel Ödülü’ne layık görüldü.

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Handsworth Şarkıları

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Kanıt

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Kimin Kalbe İhtiyacı Var

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Çocuk Gibi Konuş

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Dokuz İlham Perisi

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!