Yönetmen: Erkan Gürsel
Türkiye, 2024, 48, DCP, renkli
İngilizce, Türkçe, Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı

Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat depreminden 8 ay geçmiştir. Depremin yıkıcı etkilerinin olduğu Antakya’nın Affan Mahallesi’nin merkezinde, filmin Affan’lı yönetmeni elinde kamera, önce, uzun seneler önce doğduğu mahalleden genç yaşta ayrılan ve deprem sonrası mahalleye ilk kez gelen babasını, sonrasında da Affan’dan hiç ayrılmamış halasını enkazlar arasında takip ediyor. Babası ve halası, aynı yerlerden geçerken, bu takip hem kişisel tarihlerine, hem kentin tarihine, hem de depremin yıkıcı etkilerine seyirciyi tanık ediyor.

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Dargeçit

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Küçük Buluntular

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Sessiz Dans

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Anadolu’nun Deli Kadınları

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Yakto Terk Edilemez!

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

No.910

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Kürdistan’da Sis ve Gece

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Sweet Home Adana

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Elizabeth’in Biricik Yaşamı

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Zarafet ve Şiddet Arasında

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

60’’

DOCUMENTARIST 17. İstanbul Belgesel Günleri

Nehre Su Taşımak: 20. Yılında Anadolu Kültür

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.