Berlin’de yumuşak, güneşli bir pazar ve bir apartman dairesi… Bir ailenin üç kuşağının toplanacağı akşam yemeği öncesi mutfakta hazırlık var. Bu yemek için eve dönmüş olan 20’lerindeki iki kardeş; uzaktan kumandalı helikopteriyle çığlık çığlığa koşturan küçük bir kız; bu orkestranın asıl şefi anne; baba, amca, teyzeler, kuzenler, komşular ve her şeyin ortasında bir sarman kedi. Muazzam gözüyle bu sıradan akşamüstüne bakan Ramon Zürcher her karakterden bir yan öykücük, her detaydan bir başka hikâye yaratıyor; daha ilk filminden Bresson ya da Tati ile karşılaştırılması bundan. Sade, huzurlu bir minimalizm içinde, hırslı çözümlemeler peşinde koşmadan, son derece rahat; bir yandan da zekice ve bir sürü ayrıntıya dokunarak, insanın tüm sıradanlığıyla zaten absürd bir varlık olduğunun kanıtı Tuhaf Kedicik.
Kedilerin Eski Mısır’da ilk kez evcilleştirilmelerinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olsa da çekicilikleri giderek artıyor. Dünyanın dört bir yanında çeşitli şehir efsaneleri yüzyıllardır alıp başını gitmekte: Avrupa’nın birkaç farklı bölgesinde, hamile bir kadının bir kediyi tutması ya da onu kucağında oturtması sakıncalı görülüyordu.
Tüketimci kültürü eleştiren bu eserden yola çıkarak Harun Çırak’tan bu şeylerin neler söylediklerini, nasıl söylendiklerini hayal etmesini istedik. Dört bölümlük “Söylenen Şeyler” yazı serisinin ilk bölümde hevesle satın alındıktan sonra bir köşeye fırlatılan meyve sıkacağına kulak kabartıyoruz…
Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait Oryantalist Resim Koleksiyonu’nda bugüne kadar Pera Müzesi’nin ikinci katındaki sergilerde de yer almış iki çocuk portresi bulunmaktadır. 20. yüzyıl başlarında, 4 yıl arayla yapılmış bu resimlerdeki çocuklardan biri Sultan Abdülhamid’in oğullarından Şehzade Abdürrahim Efendi, diğeri ise Osman Hamdi Bey’in kızı Nazlı’dır.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 200 TL
İndirimli: 100 TL
Grup: 150 TL (toplu 10 bilet ve üstü)